Mülteci

Mülteci

11 Mart 2015 Çarşamba


Kobanê Kriz Koordinasyonu
Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Ocak, 2015





Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından Rojava bölgesinin Kobanê kantonuna

yönelik saldırılar, 15 Eylül 2014 tarihinde daha şiddetli bir biçimde tekrar başlamış; bu

yoğun saldırı sonucunda yüz binlerce insan sınırın kuzeyine geçmek durumunda

kalmıştır. Öncelikle Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine gelen Kobanêliler, buradan Türkiye’nin

diğer illerine de dağılmış ve bulundukları yerlerde halen yaşam mücadelesi vermektedir.

Türkiye’de bulunan Kobanêlilerin sayısı toplamda 200.000’e yakındır ve bunun

68.562’si yalnızca Suruç’ta olup, Urfa genelinde ise bu sayı 126.000 civarındadır.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı olan AFAD’ın,

ancak Kobanêlilerin sınırı geçmek durumunda kaldığı zaman üzerinden 4 ay geçtikten

sonra kurmuş olduğu 35.000 kişi kapasiteli çadır kentinde ise yalnızca 5.000 Kobanêli

yaşamaktadır. AFAD’ın bunun öncesinde kurup geçici yerleşim yeri olarak adlandırdığı

yerlerde ise 7.000 civarı kişi kalmaktaydı. Bunun dışında Suruç Belediyesi’ne ait altı

çadır kentteki 15.000’den fazla Kobanêli ile buraların dışında, Suruç’un merkez

mahalleleri, köyleri, Urfa’nın diğer ilçeleri ve Türkiye’nin diğer illerindeki Kobanêlilere

AFAD’ın yardımları yok denecek kadar azdır. Kızılay’ın AFAD kampları dışındaki

Kobanêliler için sağladığı tek imkan Suruç Belediyesi’nin çadır kentlerinde çorba

dağıtımı yapmak ve çocuk bezi temin etmektir. Birleşmiş Milletler ise hem dağıtım hem

de Kobanêli aileler için yapılacak faaliyetlerde AFAD ve Suruç Kaymakamlığı haricindeki

kurum ve oluşumları düzenli bir biçimde muhatap almadığından sağladıkları yardımlar

Kobanêli ailelerin çoğunluğuna ulaşamamaktadır.

Ayrıca, AFAD’ın çadır kentlerinden 760’tan fazla Kobanêli aile Suruç merkezinin 16

km dışarısında, Külünçe adlı köyde Suruç Belediyesi’nin de içinde bulunduğu Kobanê

Kriz Koordinasyonu tarafından kurulmakta olan Şehit Gelhat adlı çadır kente yerleşmiş

bulunmaktadır. Şehit Gelhat çadır kenti yeni kurulmaktadır ve şehrin dışında bulunması

bahane edilerek devlet tarafından kurulumu aşamasında zorluk çıkarılmaktadır. TEDAŞ

çadır kente elektrik sağlamadığı gibi, Kobanê halkıyla dayanışma içerisinde elektrik

malzemesi tedarik edenler sayesine kurulan alt yapıya, asker eşliğinde ana hattı keserek

müdahale etmiş, 760’tan fazla ailenin ve 5500 civarı insanın soğuk kış koşullarında

ısıtmadan mahrum kalmasına sebep olmuştur. Bunun yanı sıra, devlet bu çadır kenti

diğerlerinden farklı kılarak yasa dışı ilan etmiş, burada uluslar arası sivil toplum

örgütlerinin çalışmasını yasaklamıştır. Sonuç olarak buraya yerleşen aileler bu

çalışmalardan mahrum kalmaktadırlar. Ancak bir yandan aileler AFAD’ın yeni kurmuş

olduğu 35.000 kişi kapasiteli çadır kente yerleşmek yerine Şehit Gelhat’a, yani

Külünçe’ye, gelmeyi tercih etmektedirler. Bunun sebepleri de, özellikle AFAD’ın çadır

kentine giriş çıkışlar konusunda olan sıkı denetimin hapishane hissi uyandırması, eğitim

dillerinin Arapça ile Türkçe olması gibi meselelerdir. Kobanêli nüfus AFAD’ın yeni çadır

kentine yerleşmek konusunda ciddi bir güven eksikliği yaşamaktadır. Dolayısıyla

devletin çadır kentine yerleşmek yerine, Kobanê Kriz Koordinasyonu’nun tüm

durdurma çabalarına rağmen, henüz elektrik alt yapısı veya çadırlar kurulmadan Şehit

Gelhat çadır kentine gelmektedirler. Koordinasyon AFAD’a çadır kentin yönetiminde

ortaklaşmak, özellikle eğitim, kültür ve güvenlik alanlarında ortak faaliyet yürütmek ve

Kobanêlilerin kendi meclisleriyle yönetime dahil olmalarını engellememek konusunda

protokol imzalaması koşuluyla Suruç Belediyesi’nin çadır kentlerinde bulunanları

buraya da yönlendirebileceğini iletmiştir. Ancak devlet böyle bir protokol imzalamaya

yanaşmamaktadır. Sonuç olarak hem Koordinasyon’un ihtiyaçlarını tedarik etmek için

uğraş verdiği nüfus, hem de devletin bu konudaki engellemeleri artmaktadır. Buna bir

örnek Kızılay’ın çadır kentlerde önceden dağıtmakta olduğu kahvaltılık çorba dağıtımını

kesmesi, çadır kentlere yemek sağlamanın tamamen Van Aş Evi’nin üzerine kalmış

olmasıdır. Kahvaltı eksiği özellikle çok ciddidir. Bu durumla mücadele etmek de ancak

var olan dayanışma ağının genişletilmesi ve arttırılması sayesinde mümkün olmaktadır.

15 Eylül’den bu yana yaşanmakta olan bu olağanüstü durumda, Kobanêlilerin

barınma, sağlık, eğitim ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması sürecini

koordine etmekte olan oluşum Suruç ilçesinde oluşturulmuş olan Kobanê Kriz

Koordinasyonu’dur. Kriz Koordinasyonu, Suruç Belediyesi, Halkların Demokratik Partisi,

Halkların Demokratik Kongresi, Demokratik Bölgeler Partisi, Rojava Yardımlaşma ve

Dayanışma Derneği ve gönüllülerin katılımıyla meydana gelmiş bir yapıdır. Bu

Koordinasyon üzerinden hem mahalle, köy ve çadır kentlerde acil ihtiyaçların dağıtımı

organize edilmekte, hem Türkiye’deki Kobanêli ailelere ilişkin veri toplanmakta, hem de

gelen yardımlar ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyet ve katkıları koordine

edilmektedir.

Kobanê’deki savaşın sonucunda meydana gelen bu göçün etkilerinin en yoğun

şekilde yaşandığı ilçe Suruç ilçesidir. Burada Kobanê Kriz Koordinasyonu ile birlikte

faaliyet gösteren Hayata Destek Derneği (Support to Life – STL), Concern, Uluslararası

Tıbbi Birlikler (International MedicalCorps – IMC), Danimarka Mülteci Konseyi

(DanishRefugeeCouncil – DRC) gibi STK’lar hem çadır kentlerde, hem çadır kent dışında

yaşamını sürdüren Kobanêli ailelerin giyim, gıda ve gıda dışı ihtiyaç (battaniye, soba,

vs.), hijyen ve su sanitasyonu, psiko-sosyal aktiviteler gibi ihtiyaçlarını karşılamaya

yardımcı olmaktadırlar. Ayrıca, Alman hükümeti başta olmak üzere çeşitli ülkelerin

desteği sayesinde buralarda faaliyet gösteren Welthungerhilfe (WHH) gibi STK’lar da

hükümetlerin Kobanê’li aileler için sağladığı hibeleri Kobanê Kriz Koordinasyonu ile

ortaklaşarak değerlendirmektedir. Bir yandan Kriz Koordinasyonu açısından çok önemli

olan bir husus da hem yürütülen çalışmaya emeğiyle destek olan, hem de kaynak

sağlayarak Kobanêli ailelerle dayanışan gönüllülerdir. Mahalle ve köylerde aylık

dağıtılan kuru gıdadan, eğitim çadırlarında bulunan materyallere, çocuklara verilen

hazır mamadan, çeşitli çadırlarda bulunan elektrik tesisatına, Kobanêlilerin giymekte

oldukları kıyafetlerden kullandıkları ilaçlara birçok kaynak Türkiye’nin pek çok ilinde

Kobanê için oluşturulan dayanışma ağlarının desteğiyle sağlanmıştır. Devletin destek

sunmadığı, hatta engel olduğu tüm noktalarda binlerce insana yaşayabilecekleri koşullar

sağlamak halkların gösterdiği bu büyük dayanışma sayesinde mümkün olmuştur.

Küçük bir belediye olan Suruç Belediyesi’nin kaynakları sınırlı olmasına rağmen,

oluşturulmuş olan bu uluslararası dayanışma ağı sayesinde Kobanêli ailelerin ihtiyaçları

büyük ölçüde karşılanırken organize edilen kampanyalarla yardımların devamı için

yoğun bir çalışma yürütülmektedir. Ancak bu süreç uzayacağından bu ağın

genişletilmesi bir yana, Türkiye devletinin ülkesine göç etmek zorunda kalmış kişilere

yönelik sorumluluğu gereği barınma, beslenme, sağlık ve eğitim gibi temel haklarını

sağlaması gerekmektedir. Başta devletin kurumları ve Birleşmiş Milletler olmak üzere

pek çok yapının Kobanê’den gelen ailelerin acil ihtiyaçlarının karşılanması ve yaşam

koşullarının iyileştirilmesi için Kobanê Kriz Koordinasyonu ile ortaklaşarak düzenli

faaliyet yürütmesi gerekmektedir.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz:  https://drive.google.com/open?id=0B89wc8HYFjHSeHZnMGV3OWRwdkU&authuser=0



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder