Kobanê Kriz Koordinasyonu
Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Ocak, 2015
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından Rojava bölgesinin Kobanê kantonuna
yönelik saldırılar, 15 Eylül 2014 tarihinde daha şiddetli bir biçimde tekrar başlamış; bu
yoğun saldırı sonucunda yüz binlerce insan sınırın kuzeyine geçmek durumunda
kalmıştır. Öncelikle Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine gelen Kobanêliler, buradan Türkiye’nin
diğer illerine de dağılmış ve bulundukları yerlerde halen yaşam mücadelesi vermektedir.
Türkiye’de bulunan Kobanêlilerin sayısı toplamda 200.000’e yakındır ve bunun
68.562’si yalnızca Suruç’ta olup, Urfa genelinde ise bu sayı 126.000 civarındadır.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı olan AFAD’ın,
ancak Kobanêlilerin sınırı geçmek durumunda kaldığı zaman üzerinden 4 ay geçtikten
sonra kurmuş olduğu 35.000 kişi kapasiteli çadır kentinde ise yalnızca 5.000 Kobanêli
yaşamaktadır. AFAD’ın bunun öncesinde kurup geçici yerleşim yeri olarak adlandırdığı
yerlerde ise 7.000 civarı kişi kalmaktaydı. Bunun dışında Suruç Belediyesi’ne ait altı
çadır kentteki 15.000’den fazla Kobanêli ile buraların dışında, Suruç’un merkez
mahalleleri, köyleri, Urfa’nın diğer ilçeleri ve Türkiye’nin diğer illerindeki Kobanêlilere
AFAD’ın yardımları yok denecek kadar azdır. Kızılay’ın AFAD kampları dışındaki
Kobanêliler için sağladığı tek imkan Suruç Belediyesi’nin çadır kentlerinde çorba
dağıtımı yapmak ve çocuk bezi temin etmektir. Birleşmiş Milletler ise hem dağıtım hem
de Kobanêli aileler için yapılacak faaliyetlerde AFAD ve Suruç Kaymakamlığı haricindeki
kurum ve oluşumları düzenli bir biçimde muhatap almadığından sağladıkları yardımlar
Kobanêli ailelerin çoğunluğuna ulaşamamaktadır.
Ayrıca, AFAD’ın çadır kentlerinden 760’tan fazla Kobanêli aile Suruç merkezinin 16
km dışarısında, Külünçe adlı köyde Suruç Belediyesi’nin de içinde bulunduğu Kobanê
Kriz Koordinasyonu tarafından kurulmakta olan Şehit Gelhat adlı çadır kente yerleşmiş
bulunmaktadır. Şehit Gelhat çadır kenti yeni kurulmaktadır ve şehrin dışında bulunması
bahane edilerek devlet tarafından kurulumu aşamasında zorluk çıkarılmaktadır. TEDAŞ
çadır kente elektrik sağlamadığı gibi, Kobanê halkıyla dayanışma içerisinde elektrik
malzemesi tedarik edenler sayesine kurulan alt yapıya, asker eşliğinde ana hattı keserek
müdahale etmiş, 760’tan fazla ailenin ve 5500 civarı insanın soğuk kış koşullarında
ısıtmadan mahrum kalmasına sebep olmuştur. Bunun yanı sıra, devlet bu çadır kenti
diğerlerinden farklı kılarak yasa dışı ilan etmiş, burada uluslar arası sivil toplum
örgütlerinin çalışmasını yasaklamıştır. Sonuç olarak buraya yerleşen aileler bu
çalışmalardan mahrum kalmaktadırlar. Ancak bir yandan aileler AFAD’ın yeni kurmuş
olduğu 35.000 kişi kapasiteli çadır kente yerleşmek yerine Şehit Gelhat’a, yani
Külünçe’ye, gelmeyi tercih etmektedirler. Bunun sebepleri de, özellikle AFAD’ın çadır
kentine giriş çıkışlar konusunda olan sıkı denetimin hapishane hissi uyandırması, eğitim
dillerinin Arapça ile Türkçe olması gibi meselelerdir. Kobanêli nüfus AFAD’ın yeni çadır
kentine yerleşmek konusunda ciddi bir güven eksikliği yaşamaktadır. Dolayısıyla
devletin çadır kentine yerleşmek yerine, Kobanê Kriz Koordinasyonu’nun tüm
durdurma çabalarına rağmen, henüz elektrik alt yapısı veya çadırlar kurulmadan Şehit
Gelhat çadır kentine gelmektedirler. Koordinasyon AFAD’a çadır kentin yönetiminde
ortaklaşmak, özellikle eğitim, kültür ve güvenlik alanlarında ortak faaliyet yürütmek ve
Kobanêlilerin kendi meclisleriyle yönetime dahil olmalarını engellememek konusunda
protokol imzalaması koşuluyla Suruç Belediyesi’nin çadır kentlerinde bulunanları
buraya da yönlendirebileceğini iletmiştir. Ancak devlet böyle bir protokol imzalamaya
yanaşmamaktadır. Sonuç olarak hem Koordinasyon’un ihtiyaçlarını tedarik etmek için
uğraş verdiği nüfus, hem de devletin bu konudaki engellemeleri artmaktadır. Buna bir
örnek Kızılay’ın çadır kentlerde önceden dağıtmakta olduğu kahvaltılık çorba dağıtımını
kesmesi, çadır kentlere yemek sağlamanın tamamen Van Aş Evi’nin üzerine kalmış
olmasıdır. Kahvaltı eksiği özellikle çok ciddidir. Bu durumla mücadele etmek de ancak
var olan dayanışma ağının genişletilmesi ve arttırılması sayesinde mümkün olmaktadır.
15 Eylül’den bu yana yaşanmakta olan bu olağanüstü durumda, Kobanêlilerin
barınma, sağlık, eğitim ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması sürecini
koordine etmekte olan oluşum Suruç ilçesinde oluşturulmuş olan Kobanê Kriz
Koordinasyonu’dur. Kriz Koordinasyonu, Suruç Belediyesi, Halkların Demokratik Partisi,
Halkların Demokratik Kongresi, Demokratik Bölgeler Partisi, Rojava Yardımlaşma ve
Dayanışma Derneği ve gönüllülerin katılımıyla meydana gelmiş bir yapıdır. Bu
Koordinasyon üzerinden hem mahalle, köy ve çadır kentlerde acil ihtiyaçların dağıtımı
organize edilmekte, hem Türkiye’deki Kobanêli ailelere ilişkin veri toplanmakta, hem de
gelen yardımlar ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyet ve katkıları koordine
edilmektedir.
Kobanê’deki savaşın sonucunda meydana gelen bu göçün etkilerinin en yoğun
şekilde yaşandığı ilçe Suruç ilçesidir. Burada Kobanê Kriz Koordinasyonu ile birlikte
faaliyet gösteren Hayata Destek Derneği (Support to Life – STL), Concern, Uluslararası
Tıbbi Birlikler (International MedicalCorps – IMC), Danimarka Mülteci Konseyi
(DanishRefugeeCouncil – DRC) gibi STK’lar hem çadır kentlerde, hem çadır kent dışında
yaşamını sürdüren Kobanêli ailelerin giyim, gıda ve gıda dışı ihtiyaç (battaniye, soba,
vs.), hijyen ve su sanitasyonu, psiko-sosyal aktiviteler gibi ihtiyaçlarını karşılamaya
yardımcı olmaktadırlar. Ayrıca, Alman hükümeti başta olmak üzere çeşitli ülkelerin
desteği sayesinde buralarda faaliyet gösteren Welthungerhilfe (WHH) gibi STK’lar da
hükümetlerin Kobanê’li aileler için sağladığı hibeleri Kobanê Kriz Koordinasyonu ile
ortaklaşarak değerlendirmektedir. Bir yandan Kriz Koordinasyonu açısından çok önemli
olan bir husus da hem yürütülen çalışmaya emeğiyle destek olan, hem de kaynak
sağlayarak Kobanêli ailelerle dayanışan gönüllülerdir. Mahalle ve köylerde aylık
dağıtılan kuru gıdadan, eğitim çadırlarında bulunan materyallere, çocuklara verilen
hazır mamadan, çeşitli çadırlarda bulunan elektrik tesisatına, Kobanêlilerin giymekte
oldukları kıyafetlerden kullandıkları ilaçlara birçok kaynak Türkiye’nin pek çok ilinde
Kobanê için oluşturulan dayanışma ağlarının desteğiyle sağlanmıştır. Devletin destek
sunmadığı, hatta engel olduğu tüm noktalarda binlerce insana yaşayabilecekleri koşullar
sağlamak halkların gösterdiği bu büyük dayanışma sayesinde mümkün olmuştur.
Küçük bir belediye olan Suruç Belediyesi’nin kaynakları sınırlı olmasına rağmen,
oluşturulmuş olan bu uluslararası dayanışma ağı sayesinde Kobanêli ailelerin ihtiyaçları
büyük ölçüde karşılanırken organize edilen kampanyalarla yardımların devamı için
yoğun bir çalışma yürütülmektedir. Ancak bu süreç uzayacağından bu ağın
genişletilmesi bir yana, Türkiye devletinin ülkesine göç etmek zorunda kalmış kişilere
yönelik sorumluluğu gereği barınma, beslenme, sağlık ve eğitim gibi temel haklarını
sağlaması gerekmektedir. Başta devletin kurumları ve Birleşmiş Milletler olmak üzere
pek çok yapının Kobanê’den gelen ailelerin acil ihtiyaçlarının karşılanması ve yaşam
koşullarının iyileştirilmesi için Kobanê Kriz Koordinasyonu ile ortaklaşarak düzenli
faaliyet yürütmesi gerekmektedir.
Rapora buradan ulaşabilirsiniz: https://drive.google.com/open?id=0B89wc8HYFjHSeHZnMGV3OWRwdkU&authuser=0
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder